Yeni enflasyon serileri açıklandı…

5–7 minutes
1,070 words

Geçtiğimiz haftaki yazıda bahsetmiş olduğum yenilenen “Tüketici Fiyat Endeksi”, 3 Şubat Salı günü yayınlandı. Türkiye Ocak 2026 verileri ile 2003 bazlı eski serilerin kullanımını bırakarak, 2025 bazlı yeni serilere geçti. Aslında bu geçişin arkasındaki en önemli neden daha önce de bahsettiğimiz gibi AB istatistik sistemi ile uyumun sağlanması. Ancak yeni serilerin iki pratik sonucu olacak;

  • Artık çok büyümüş olan endeks değerlerimiz daha rahat yorumlanabilir ve Avrupa endeksleri ile karşılaştırılabilir hale gelecek, böylece gelecekte endekslerde şişkinlik önlenecek.

  • Endeksin tasarımında kullanılacak olan mal ve hizmetlerin bazını oluşturan liste, 2000’lerin başındaki tüketim kalıbından 2020’lerin ortasındaki tüketim alışkanlıklarını yansıtacak bir yapıya çekiliyor.

Burada haklı olarak akıllara 2003’ten itibaren değişen tüketim kalıpları ve yeni ürünler endekse yansıtılmıyor muydu? gibi bir soru gelebilir. Aslında her sene yapılan “Hanehalkı Bütçe Araştırması” (HBA) anket verileri doğrultusunda endekse giren ve çıkan 4-5 ürün kapsamında bu değişiklikler hesaplamaya yansıtılmaktaydı. Her sene 15000 aileden toplanan tüketim defterlerinin takip edilmesi ile üretilen HBA verileri eski endekste direkt ürün ağırlıklarını belirlemekte idi. Her sene binde birlik sınırın altında kalan ürünler endeksten çıkarken yeni ürünler endekse giriyordu.

Daha önce ağırlıkların ana belirleyicisi olan HBA, yeni sistemde detay kırılımlarda grup ağırlığını maddelere dağıtmakta kullanılacak. Öte yandan düzey 2 (13’lü sınıflama) ve onun alt kümesi olan düzey 3 seviyesinde ağırlıklar Ulusal Hesaplar, hanehalkı harcamaları hesabından gelecek. Ancak bunun bir alt düzeyinde ağırlıklar ürünlere HBA kullanım oranları ile dağıtılacak.

Dilerseniz bu aşamada “Ulusal Hesap – ECOICOP ” sınıflamasına kısa bir giriş yapalım. Salı gün yayınlanan seriler ile Avrupa bölgesinin özelliklerine göre üretilmiş ve Avrupa İstatistik Ofisi tarafından oluşturulmuş E-Coicop 2018 sınıflamasına geçildi. Daha önce BM tarafından geliştirilmiş ve 1999’daki tüketim kalıplarına dayanan COICOP 1999 sınıflamaları kullanılmaktaydı. Bu değişiklik sonrası enflasyon ana sınıflarına (düzey 2) bir yeni grup daha katılırken, bazı grupların katılan yeni ürünlere göre isimlerinde değişiklikler oldu.

Yeni eklenen grup “Sigorta ve Finansal Hizmetler”. Bunun ile beraber daha önce diğer hizmetler içerisinde takip edilen finans sektörü hizmetleri ayrıca takip edilebilir hale gelecek. Bu kalem altın DASK, sağlık sigortası, banka işlem ücretleri, kredi kartı aidatı gibi fiyatlar takip edilecek. Sigortaların payı 0,42 iken bankacılık ürünlerinin payı 0,64 olacak.

Öte yandan geçtiğimiz endeks içerisinde “Haberleşme” olarak takip edilen grubun ismi “Bilgi ve İletişim Hizmetleri” olarak değişiyor. Böylece internet devriminin ikinci aşamasında ortaya çıkan hizmet ve ürünler bu alt kırılımda daha rahat takip edilebilecek. Bilgi ve İletişim grubu, cep telefonu ve bilgisayardan, televizyona, mobil konuşma ücretine, internet ve cihaz onarımına kadar tüm dijital altyapının fiyatını toplayan bir blok.

Eski “Haberleşme” endeksi sadece resmi / özel posta, kargo gönderim ücreti, sabit ve cep telefonu hizmet ve bağlama ücretlerini içeriyordu. Eski endeks daha çok hizmet yoğunluklu bir grup iken, 2025 baz yıllı endekste “Bilgi ve İletişim” ile ilgili malların fiyatlarının yaklaşık olarak endeksin yarısını oluşturduğunu görüyoruz.

Öte yandan “Eğitim”, “Sağlık”, “Lokanta” gibi hizmet ile ilgili alt kalemlerde önemli bir detaylandırma olduğunu görüyoruz. Yeni endeksin teknolojisinin hizmet fiyatlarının gelişimini ölçmek için çok daha gelişmiş bir hale getirildiğini söyleyebiliriz.

Bu değişiklikler sonrasında Ocak ayında aylık enflasyon %4,84 gelirken, mevsimsel olarak düzeltilmiş aydan aya (a/a) artış %2,9 seviyesinde kaldı. Yıllık enflasyonda yıllık %30,7 seviyesinde gerçekleşirken, işlenmemiş gıda, altın ve enerjiyi dışlayan çekirdek enflasyon tanımı ile yıllık enflasyon %31,5’ta kaldı. 12 aylık ortalama enflasyonun %48,5 seviyesinde devam etmesi 2025’in ilk dönemlerinden kalan yüksek enflasyon etkilerinin devam ettiğini gösteriyor.

2026’da 428 madde ve 972 madde çeşidi için, 39.070 işyerinden ve 5.246 konuttan kira olmak üzere her ay yaklaşık 636.640 fiyat derlenecek ; toplam gözlem sayısı ise 3,45 milyon. Küsuratlı bir sayı verirken yaklaşık diyoruz çünkü mevsimsel hareketler ve cevapsızlık olasılıkları nedeniyle her ay aynı sayıda fiyat derlenmesi mümkün değil.

Bu yazıda amacımız endeksin değişen yapısını incelemek ve bunun gelecekteki etkilerini tartışmak için rakamlara sadece açıklamalarımızda ihtiyaç olacak kadar girmek yeterli. Bugün kritik olarak üzerinde durmamız gereken konu birazda 2025 – 2026 grup ağırlıkları…

Ein Einkaufswagen steht in einem Gang eines Supermarktes zwischen den Regalen.

Türkiye enflasyonu üzerinde en belirleyici grup olan “Gıda ve Alkolsüz İçkiler” grubunun ağırlığının 2025 yılına göre 1 puan kadar gerileyerek 24,5 puana düştüğünü görüyoruz. Burada önemli bir gelişme yok ancak 2007 yılından itibaren bu grubun payı yavaş ancak kararlı bir şekilde düşüyor. Bir Tüketici Fiyat Endeksi’nin içerisinde gıda payının düşüklüğü o ülkenin ekonomik gelişmişliği hakkında güzel bir göstergedir. Aşağıda Türkiye’nin enflasyon endeksinde gıda payının çeşitli ülkelerdeki paylar ile karşılaştırmasını görüyorsunuz. Belli bir gelişmişlik seviyesi sonrası bu ağırlığı %15’ler altına indiği izlenebiliyor.

Bu seneki ağırlıklardaki ikinci süpriz Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubundan geldi. Ödenen kirayı içeren bu gruptaki 2025 ağırlığı yaklaşık %15,4 iken, 2026’da bu ağırlık 4 puan daralarak %11,40’a indi. TUIK’in bülten ile beraber yayınladığı metodoloji notundan konut yatırımları ile ilgili bazı tanımlar, hanehalkı tarafından ödenmeyen izafi kiraların ayıklanması gibi nedenlerle bu grubun payında önemli değişim olduğundan bahsediliyor. Aşağıdaki grafikten de görebileceğiniz gibi aslında eski hesaplama yönteminde dahi 2010’dan itibaren parasal harcamalarda kiranın da bulunduğu elektrik-gaz-su grubunda bir gerileme vardı.

Fakat buradaki oynamanın gelecekte enflasyonun hareketinde anlamlı bir etkisi olacağı şekilde yorumlamamak gerekiyor. Çünkü enflasyon hesaplanırken laspeyres zincir endeksine her ürün yine ürün bazında ağırlığı ile girmekte. Aşağıda 2026 yılında payı gerileyen “Konut – su -elektrik – gaz ve diğer yakıtlar” grubunun bir alt detayda ağırlıklarını görüyorsunuz. 2025 yılı verilerine baktığımızda “Konut için yapılan gerçek kira ödemeleri” payının %6,80 olduğunuyani tüketicinin önemli bir parasal yükümlüğü olan kira fiyatlarının payının önemli bir derecede değişmediğini görüyoruz.

Zaten yıllık kira enflasyonu verisi de 2026 nın ilk ayında da hızını kesmeyerek bize enflasyondaki “Kira” payının hesaplanma teknolojisindeki değişimin önemli bir farklılık yaratmadığını gösteriyor. Hemen kiralar ortalama yıllık tüketici enflasyonu kadar artmıyor mu bu rakamlar nedir demeyin, çünkü burada toplanan veriler içerisinde aynı özellikte bir bağımsız bölümün bir sonraki kiralanması ile mevcut yeni kiralaması arasındaki sözleşme şartlarından doğan fiyat artışı da dikkate alınıyor.

Bu sene grup ağırlıklarında dikkat çeken bir diğer nokta ise “Hizmetler” olarak sınıflandırılabilecek

  • Sağlık: 2,79
  • Ulaştırma: 16,62
  • Bilgi ve iletişim: 3,10
  • Eğlence, dinlence, spor ve kültür: 4,34
  • Eğitim hizmetleri: 2,02
  • Lokantalar ve konaklama hizmetleri: 11,13
  • Sigorta ve finansal hizmetler: 1,01

grupların payları toplamının %45’e kadar yükselmesi. Tüm ağırlıklar içerisindeki paylara bakıldığında “Giyim Ayakkabı” dışında payı artan bütün grupların hizmet fiyatları olduğu görülüyor. Hizmet fiyatlarının en önemli özelliği artış sonrası aşağı yönlü oynaklığa neredeyse hiç sahip olmamaları ve işgücü piyasası gelişmelerinden direkt etkileniyor olmaları. Hizmet fiyatları yıl içerisinde bir veya iki kez arttırıldıkları için her güncellemede de birikmiş bir etki fiyatlara yansıtılmış oluyor. Bu nedenle hizmet fiyatlarında önemli bir katılık görülebiliyor.

TÜFE içerisinde direkt sadece hizmet kalemlerinin enflasyonunu takip edebildiğimiz bir endeks yok ancak son bir sene içerisinde çeşitli hizmet kalemlerinin enflasyonlarını incelediğimizde, yukarıda bahsedilen durumun pratik çıktısını görebiliyoruz.

Sonuç olarak 2025 = 100 olarak güncelenen enflasyon serileri özellikle hizmet sektörü alt-gruplarında daha net bir takip imkanı sunarken, anket bazlı yeni ürün ekleme yönteminden ulusal hesapların nihayi hanehalkı harcamaları ile beraber kullanılacak hanehalkı bütçe anketine geçilmesi yıllık güncellemelerin daha sağlıklı yapılmasını sağlayacak.

Öte yandan, endekste hizmet kalemlerinin ağırlığının artması enflasyonda yapışkanlığı önümüzdeki dönemde daha da artacağını gösteriyor.


Discover more from Dr. Ömer Zeybek

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a comment

HAKKIMDA

Türkiye’nin önde gelen perakende zincirlerinden birinde veri bilimi ekibine liderlik ediyorum. Ayrıca veri bilimi master programlarında istatistik konusunda dersler vermekteyim. Amatör olarak da fotografçılık ile ilgileniyorum. Bu blog sitesinde yukarıda saydığım alanlarda bir çok yazımı paylaşmayı hedefliyorum…