Dr. Ömer Zeybek

Ekonometrist / Veri Bilimci

  • Türkiye 2024 GSYİH Rakamları ve Şehirlerin Ekonomik Rolü

    2–3 minutes

    TUIK geçtiğimiz hafta içerisinde 2024 milli gelir rakamlarının bölgesel kırılımlarını kamuoyu ile paylaştı. Veriler bize yıllar içerisinde il seviyesinde ekonominin nasıl bir seyir izlediğini gösteriyor…

    Öncelik ülkemizde yıllık miili geliri ölçmek için kullanılan Gayrısafi Yurtiçi Hasıla (GSYIH)’in ne oldugunu kısaca açıklamakta yarar var. GSYIH yıl içerisinde bir ülkede yerleşik vatandaşların ürettikleri mal ve hizmetlerin toplamıdır. Terimin başındaki “Gayrisafi” sözü ise üretim faaliyetleri yapılırken aşınan sermaye malı olarak adlandırılan makine ve aletlerin yıpranma payının değerden çıkarılmasıdır.

    İstanbul geçtiğimiz sene tek başında Türkiye’de gelirin %29’unu üretirken, İstanbul’a Ankara ve İzmir eklendiğinde milli gelirin %45 kadarına erişildiği görülüyor. Öte yandan İstanbul’un ülkemizdeki 15-64 yaş arasındaki üretken nüfusun %19’nun yaşadığı şehir olduğu, düşünüldüğünde ekonomik aktivitede ne kadar önemi olduğu daha iyi anlaşılıyor. Tek başına Türkiye milli gelirinin yüzde 3 ve üzerinde payını temsil eden şehirlerimiz ise üç büyük şehirin yanı sıra Kocaeli, Bursa ve Antalya oldu.

    Görsel Kaynağı: TUIK

    Kişi başına yıllık milli gelirde ise birinci sırayı İstanbul alırken, ikinci sırayı tecrübeli ve kalifiye mavi yakalı sayısının yüksek olduğu Kocaeli aldı. Kamu istihdamının yoğun olduğu başkent Ankara ise üçüncü oldu. Van, Ağrı ve Şanlıurfa ise kişi başına yıllık gelirin en düşük olduğu iller oldu. Aylık kişi başına gelir Türkiye için 41.900 TL civarında gerçekleşirken, sadece 11 ilimiz bu rakamın üzerinde bir gelir seviyesine işaret etti.

    Yıllık kişi başına geliri en yüksek 10 ile bakıldığında ise kişi başına milli gelirde salgın sonrası 2022 ile 2024 yılları arasında en büyük büyümenin Ankara’da kaydedildiği görülürken, diğer yüksek gelirli illerin hepsinde iki yılda %138 seviyesinde gerçekleşen fiyat artışlarının üzerinde kişi başına milli gelir büyümesi izlendi. Aşağıdaki grafikte pembe noktalar 2024 gelirlerini gösterirken, maviler 2022 kişi başına gelirlerine denk gelmektedir. Yüzdelik artışlar iki sene içerisinde toplam artış oranını gösterir.

    Öte yandan illerin %3,3 olarak gerçekleşen Türkiye’nin 2024 yılı büyümesine katkılarına bakıldığında 0,62 puanlık büyümenin İstanbul tarafından karşılandığı görüldü. İstanbul’u 0,44 puanlık katkı ile Ankara izlerken, 2023 yılında yaşanan büyük deprem felaketinin etkisinin ardından geçen ilk senede, bölgedeki illerin her biri 0,10 puanın üzerinde büyümeye katkı yaptı.

    Görsel Kaynağı : TUIK

    Ülkemizdeki bütün Bilgi-İletişim faaliyetlerinin %65’i, finans ve sigorta faaliyetlerinin ise %59’u İstanbul’da gerçekleşirken. Ticaret-Ulaştırma-Konaklama sektörlerini oluşturan sektör grubunda İstanbul’un payı %40’ta kaldı. İstanbul Tarım-Orman ve Hayvancılık dışında bütün sektörlerde Türkiye’de ilgili sektördeki faaliyetin en az %10’nunu sağladı.

    Sonuç olarak 2024 il detayında GSYIH verileri, Türkiye ekonomisi üzerinde İstanbul’un ağırlığının devam etmesinin yanı sıra Ankara ve Kocaelinde kişi başına gelirde önemli bir artış yaşandığını gösteriyor.

  • Yenilik Araştırması 2024

    TÜİK’in yıllık araştırmalarından biri olan “Yenilik Araştırması” bugün yayınlandı. Ülkemizde 10’dan fazla çalışanı olan şirketlerin %39’u yenilik faaliyeti yürütüyor…


    Bu çalışmada son üç yıllık dönem için 12000 civarında firmanın bilgileri toplanıyor. Bilgileri derlenen girişimlerden çalışan sayısı 10 – 250 arası olanlar için örnekleme yapılırken, 250 üzerinde çalışanı olan girişimler tam sayım olarak alınıyor.

    Araştırma sonuçları 2022 – 2024 dönemini içeriyor, bu nedenle ülkemizin Salgın sonrası ilk yenilik araştırması diyebiliriz. Araştırma sonuçlarına göre bu üç yıllık dönemde 10’dan fazla çalışanı olan şirketlerin %39,6’sı yenilik faaliyetinde bulundu. Öte yandan şirketin çalışan sayısının 250’yi geçmesi durumunda yenilik faaliyetinde bulunma oranının %69,3’e yükseldiği görüldü.

    Ancak Türkiye’de girişimlerin sadece %0,3’nün büyük işletmeler olduğu düşünüldüğünde yenilik yapan firma penetrasyonun %40’lar seviyesinde olacağı düşünülebilir.

    SektörDeğer (%)
    Sanayi42,1
    Madencilik ve taşocakçılığı32,3
    İmalat sanayi42,6
    Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı36,4
    Su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri33,5
    Hizmet36,9
    Toptan ticaret37,8
    Ulaştırma ve depolama26,1
    Bilgi ve iletişim71,6
    Finans ve sigorta faaliyetleri46,7
    Mimarlık ve mühendislik faaliyetleri, teknik test ve analiz faaliyetleri33,9
    Bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri76,7
    Reklamcılık ve piyasa araştırması48,1

    Sektörler detayına bakıldığında faaliyet alanı Bilimsel Araştırma Projeleri olan şirketler dışında yenilik faaliyeti yapan girişim sayısının fazla olduğu ana sektörün Bilgi Teknolojileri ve İletişim grubu olduğu görülüyor. Bu sektördeki firmaların %71’i yenilik yapıyor.

    Yenilik geliştiren firma sayısının en düşük olduğu sektör Madencilik olurken, en yüksek yenilikçilik Bilgi ve İletişim sektöründe görüldü. Öte yandan finans sektöründeki düşük yenilikçi firma payı dikkat çekti. Öte yandan ürün üzerinde yenilik yapan firma oranın en yüksek olduğu sektör bilişim teknolojileri ve bilimsel faaliyetler olurken, özellikle madencilik, elektrik üretimi, su dağıtımı atık yönetimi ve finans firmalarında süreç yeniliği yapma yüzdesi ürün geliştirme oranın neredeyse iki katında kaldı.

    Yenilik geliştiren firmaların dörte biri kadarının ek finansal destek aldığını görüyoruz. Dış fonlara başvurma yoluna bu kadar seyrek gidilmesi, şirketlerde yenilik faaliyetlerinin derinliği konusunda biraz şüphe duymamıza neden olabilir. Tamamen öz kaynaklara dayanan bir yenilik aktivitesinin kurumsal kültüre çok kenetlenmeyen, bir seferlik heves çalışmalarına işaret ediyor olabilir.

    Dışardan yenilik için alınan fonların kompozisyonuna baktığımızda %59’luk büyük bir tutarın merkezi ve yerel kamu kaynaklarından alındığını görüyoruz. Sadece %15’lik bir kısım AB fonları kullanılarak Türkiye dışından ülkemizdeki yenilik faaliyetlerine aktarılıyor.

    Peki yenilik faaliyetleri yapan firmaların bu yola adım atmaktaki asıl amaçları nedir? Bunu ankette sorulan “ekonomik performansınızı etkileyen faktörler sorusundan görebiliriz?”

    Yenilik yapan girişimlerin stratejileri öncelikle “Kalite” ve “Mevcut müşteri gruplarını mutlu etme” noktalarına odaklanıyor. Öte yandan “Yeni müşterilere odaklanma” strateji hemen arkadan geliyor. Bu yapı Türkiye’de firmaların yeniliği daha çok mevcut müşterinin karlılığını arttırma amacıyla yaptığını gösteriyor.

    Diğer stratejilere göre açık ara geride kalan strateji ise “Düşük fiyat stratejisine odaklanma”. Maalesef Türkiye’de yenilik vatandaşın alım gücünün iyileştirilmesi için yapılmıyor. Eğer bu çalışma 40 sene önce devletin iktisadi teşebbüslerinin tüketici pazarında etkisinin yüksek olduğu dönemde yapılsa bu strateji bu kadar geride kalır mıydı? Değerlendirmek lazım.

    Salgın dönemi olarak referans alabileceğimi 2020 – 2022 dönemi ile 2022 – 2024 dönemi arasında stratejilerin baskınlığındaki değişime baktığımızda stratejilerin neredeyse hepsinin öneminin aynı kaldığı görülüyor. Sadece ucuzluk stratejisi ve mevcut malların iyileştirilmesi stratejisinin payı güncel dönemde biraz daha fazla tercih edildiğini görüyoruz.

    Son olarak bu yenilik faaliyetlerinin sonunda oluşan çıktının ne olduğuna bakalım. Ülkemizde yeniliklerin %48’inin marka tescili ile sonuçlandığını görüyoruz. Öte yandan endüstriyel tasarım tescili sonucuna da ancak çalışmaların %13’ünde ulaşılıyor.

    Sonuç olarak “2024 Türkiye Yenilik Araştırması” birkaç önemli noktaya işaret ediyor. Bunlardan ilki Türkiye’de KOBİ’lerin yenlilik faaliyeti yürütme tercihinde %30-40’lar bandına yükseldiğini görüyoruz. Bu konseptin artık işveren tabanında oturmaya başladığını gösteriyor. Öte yandan dış mali kaynak temini ve patent başvuru oranlarındaki sınırlı pay, mevcut yenilik faaliyetlerinin derinleştirilmesi açısından önümüzde fırsat olduğunu gösteriyor.

    /

HAKKIMDA

Türkiye’nin önde gelen perakende zincirlerinden birinde veri bilimi ekibine liderlik ediyorum. Ayrıca veri bilimi master programlarında istatistik konusunda dersler vermekteyim. Amatör olarak da fotografçılık ile ilgileniyorum. Bu blog sitesinde yukarıda saydığım alanlarda bir çok yazımı paylaşmayı hedefliyorum…