Veri Bilimi ve Retorik

669 words
3–4 minutes

Bundan bir kaç hafta önce, veri analitiği uzmanlarının neden veri hikayeciliğine ihtiyaç duydukları konusunda odaklanmıştık. Veri Analizi alanında 20.yy’da yaşanan gelişmeleri özetledikten sonra, özellikle “Büyük Veri” devrimi sonrası neden Veri hikayeciliği konusuna ihtiyaç duyulmaya başladığı konusunu irdelemiştik.

Veri Hikayeciği; Karmaşık veri kümelerini, belirli bir hedef kitle için anlaşılır, akılda kalıcı ve çoğu zaman ikna edici bir hikâyeye dönüştürme sürecidir.

Veri analizi sürecinde üretilen tablolar, grafikler, resimler ve metinlerin amacı ne oldu? neden önemli ve şimdi ne yapmalıyız sorularına cevap aramaktır. Bunu en etkili biçimde yapmak için Veri – Öykü – Görsel öğelerinin en etkin şekilde harmanlanması şarttır.

Ancak iyi bir anlatım için sadece veriyi özetleyen öğelerin bir araya getirilmesi yeterli değildir. “Veri hikayeciliği” faaliyetinde sadece sonuca odaklanırsak amaç çok nettir,

verilerden iç görü çıkarılması için en uygun veri analiz raporu veya dashboard tasarımının iş yöneticilerine sunulması…

Ancak sürece baktığımızda “Veri hikayeciliği” aynen edebi hikayecilikte olduğu gibi bir ikna etme sürecidir. Edebiyat bunu sadece anlatı ile yaparken, “Veri hikayeciliği” anlatı, veri ve görselleri kullanarak bir süreci tasvir etmeye çalışır. Bu yaklaşımda amaç hedef kitlenin veri hikayeciliği yardımı ile farklı bir bakış açısı ile aydınlatılması ve harekete geçmeye ikna edilmesidir.

Peki veri hikayecisi bu hedefine ulaşmaya çalışırken kitleleri nasıl aydınlatacak ve daha önemlisi harekete geçmeye ikna edecektir. Bu sorunun cevabını Aristoteles 23 yüzyıl önce yazdığı “Retorik” kitabında veriyor.

Sözlü, yazılı veya görsel anlatımla insanları etkileme, yönlendirme ve ikna etme tekniklerinin bütününü ifade eder. Sadeleştirme öncesi Türkçe’de karşılığı belâgattir.

Aristoteles ikna için retorik üçgeni olarak adlandırılan üç biçimi öngörür.

  • Ethos (Güvenirlik)
  • Logos (Mantık)
  • Pathos (Duygu)

Ancak bu üçgenin içerisine. yerleştirmese de, Telos (amaç) ve Karios (zamanlama) adlarında iki biçimden daha bahseder. Birçok edebi anlatıda üçgen yeterli olurken, bir veri hikayesinde bu beş biçiminde uygulanması gerekir…


(Ethos) Güvenirlik

Anlatmakta olduğunuz veri hikayesinin amacına ulaşması kullandığınız verinin güvenilir bir kaynaktan derlenmesi ve teyit edilebilir olmasına bağlıdır. Veri hikayenizi anlatmaya başlarken bu perspektifi göz önünde bulundurursanız hedef kitleniz ile bir güven bağı kurabilirsiniz. Burada bahsedilen güvenin sağlanmasında veri hikayecisinin tecrübesi ve yetkinlikleri ile kitlenin gözünde saygınlık ve kabul sağlaması birinci ayaktır. İkinci temel sütunu ise kullanılan verinin kalitesidir.

(Logos) Mantık ve Sebep = VERI

Veri hikayeniz gerçekler ve görsellere dayanmaktadır. Bu öğelerin bir mantık sırasıyla sebep – sonuç ilişkisi içerisinde mantıksal düşünme sürecini temsil edecek şekilde sunulması veri hikayesi anlatırken olmazsa olmaz bir yöntemdir. Bu aşamada kitlenin nedensellikleri rahat algılayabileceği şekilde bulguların sunulması önemlidir. Karşılaştırma gücü yüksek görseller kullanılarak iş birimlerinin sonuca olan akışı rahatça anlaması sağlanmalıdır.

(Pathos) Duygu = ANLATIM / ÖYKÜLEME

Retorik üçgenin ilk iki ögesi ile sağlam bir temel kurulduktan sonra veri hikayesinin hedef kitleniz için daha ilgi çekici olması için belirleyeceğiniz bir anlatım / öyküleme tekniği doğrultusunda hikayeye duygu (heyecan) katmanız gereklidir. Alışılmış Excel görselleri ya da pastel tonlar ile sunulan herhangi bir noktanın altını çizmeyen görseller anlatı için doğru araçlar değildir.

(Telos) Amaç = ODAK NOKTASI

Mesajın özünü anlatan bir görselleştirmeyi hazırladıktan sonra, anlatığınız hikayenin odak ve amacını keskinleştirmek için anlatım sonunda dinleyicileri getirmek istediğiniz noktanın fark edilir bir şekilde vurgulanması gerekir.

(Kairos) Zamanlama = ORTAM

Veri iletişiminin doğru veri, doğru hikayeleştirme yöntemi ve doğru zaman tercihi belirlenerek yapılması ürettiğiniz veri hikayesinin değişimin tetiklenmesinde katalizör olmasını sağlar. Söyleyecek ne kadar iyi bir hikayeniz olursa olsun, bunu kitlenize hazır olduğu anda iletmez iseniz mesajınızı iletmeniz mümkün olmayacaktır.

Hiç kimse sadece rakamlara bakarak karar vermez. Karar vermek için herkesin bir hikayeye ihtiyacı vardır.

Daniel Kahneman, Psikolog, Davranışsal iktisatın kurucusu

Veri hikayecisinin tek görevi yöneticilere veri içerisinde rehberlik etmek değildir. Aynı zamanda kurum içerisinde değişimin temsilcisi olmaları da beklenir. Bu nedenle anlattığı hikayenin güvenilir verilere dayanan mantıklı bir temel üzerinde oturmuş ve duygulara hitap eden bir anlatısı olması gerekir. Her şeyden önemlisi bu tür bir süreçte üretilen verinin insanları, yöneticileri harekete geçirebilir bir özellikte olması gerektir. Tabii ki hareketin doğru zamanda yapılmasına imkan verecek şekilde aktarılması gerekir.

Sonuç olarak, yaklaşık 2500 yıl önce formüle edilmiş bir anlatı metodolojisi, günümüzde veri hikayeciliğini “operasyonelleştirmek” için fazlasıyla yeterlidir. Mesajımızın değişim için güçlü bir katalizör olmasını istiyorsak, bu yazıda değindiğimiz prensipleri olabildiğince hafızamıza ve pratiğimize yerleştirmeliyiz. Aristoteles’in retoriğinin, modern devirde matematikçilerin ve veri uzmanlarının çalışmalarının halka anlatılması için bu kadar güçlü bir araç hâline geldiğini görse duygulanacağını düşünüyorum.


Discover more from Dr. Ömer Zeybek

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a comment

HAKKIMDA

Türkiye’nin önde gelen perakende zincirlerinden birinde veri bilimi ekibine liderlik ediyorum. Ayrıca veri bilimi master programlarında istatistik konusunda dersler vermekteyim. Amatör olarak da fotografçılık ile ilgileniyorum. Bu blog sitesinde yukarıda saydığım alanlarda bir çok yazımı paylaşmayı hedefliyorum…